© 2023 by Closet Confidential. Proudly created with Wix.com

KOÇLUK NEDİR?

Koçluk, soru sorma üzerine kurulu, kişinin farkındalığını artırmaya ve gerek mesleki gerek kişisel hayatında potansiyelini maksimize etmeye yönelik bir hizmettir.  Koçlar tüm insanların kendi içlerinde yaratıcı, becerili ve bütün olduklarına inanırlar.

 

Zaman içerisinde bu yetenekleri yaşanmışlıklara ve tecrübelere bağlı olarak körelen danışanlarını koçlar, özlerinde yatan asıl karakterleri ile yeniden tanıştırarak, onlar için en iyi yaşam biçimlerini ve hedefleri belirleyemeye yönelik bir çalışma içerisine girerler.

 

Koçların inancına göre kişi, kendi kendini en iyi tanıyan insan olarak hayatı üzerinde bir eksperdir. Bu nedenle prensip olarak koçların amacı danışanlarına hayatlarını ne şekilde yaşamalarını gerektiğini söylemek değil, onların kendileri için en doğru olanı bulmalarına destek olmaktır.

     1970'li yıllara kadar daha çok spor sektöründe geçen bir terim olan koçluk, Amerika'da artan kurumsallık ile birlikte, insan yönetiminin daha efektif bir hale getirilebilmesi ve verimliliğin artırılması amacıyla iş hayatında aktif olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bu alanda koçluğun faydalarının fark edilmesi ile birlikte bu meslek bir takım alt başlıklara bölünmüş ve temelde aynı prensiplere bağlı olarak aklımıza gelebilecek her sektörde kullanılır bir hale gelmiştir.

 

     Günümüzde hemen hemen bütün büyük şirketler, CEO'lar ve yöneticiler, devlet başkanları, oyuncular ve takımlar koçlar ile çalışmaktadır. Sadece Amerika Birleşik Devletleri'nde 2016 yılında bireysel koçluk dalının piyasa değeri 1 milyar doları geçmiştir ve bu rakamın 2022 yılına kadar senede en az %6.7 oranında artması beklenmektedir. Bu veriler bize en basit haliyle koçluğa olan talebi göstermektedir.

 

     Bu denli büyük bir pazarın en büyük sıkıntılarından bir tanesi düzenlemelerin ve denetimlerin eksikliğidir. Sektördeki bu açığı kapatmak adına, dünya genelinde bir takım federasyonlar kurulmuş ve koçluk sektöründeki standartları ve düzenlemeleri belirleyen merciler olarak, mesleğe profesyonellik kazandırmışlardır.

 

     Bu kuruluşların en önde gelenleri International Coaching Federation (ICF) ve European Mentoring and Coaching Council (EMCC)'dir. Her ikisi de koçluk eğitimi veren okullara akreditasyon  sağlayan karar mercileri olarak, kendileri tarafından tanınan koçlara sektörde prestij kazandırmaktadır. Aynı zamanda mesleki standartları belirleyerek bünyesinde barındırdıkları koçların işlerini en iyi şekilde yapmaları açısından bir sertifikasyon sistemi oluşturmuşlardır.

Türkiye'de Koçluk

Ülkemizde koçluk henüz Avrupa ve Amerika'da olduğu gibi yaygın bir alanda faaliyet göstermese de özellikle son bir kaç sene içerisinde büyük atılımlar gerçekleştirmiştir. 2017 yılında özel bir üniversitede koçluk dalında ilk yüksek lisans programı açılmıştır ve iş hayatında koçluk becerilerinin büyük bir önem arz ettiği vurgulanmıştır. EMCC ile ICF'in Türkiye şubeleri her yıl birçok eğitim, seminer ve sertifika programı düzenlemekte ve sektöre yeni koçlar kazandırmaktadır.

 

Halen gelişmekte ve büyümekte olan bir iş kolu olarak koçluk, ülkemizde düzenli bir şekilde regüle edilmediği için, istismara son derece açık bir noktada yer almaktadır. Koç ile çalışmak isteyen her şirketin ve bireyin, gerekli sertifika ve akreditasyonların takibini yapması gerekmektedir.   

Kimler Koçluk Alır?

Herhangi bir psikolojik rahatsızlığı olmayan fakat hayatından tam olarak mutlu olmayan, değişikliğe ihtiyacı olduğunu düşünen herkes koçluk alabilir. Genel olarak;

  1. Hayatını tam potansiyelinde yaşamadığını düşünen,

  2. Hedef koymakta zorlanan ya da koyduğu hedefleri etkili bir şekilde yerine getiremeyen,

  3. Karar almakta zorlanan,

  4. Hayatı üzerinde söz sahibi olmadığını hisseden,

  5. Yaşadığı hayatın kendine göre olmadığına inanan ve hangi yönde ilerlemesi gerektiğini henüz bilmeyen,

  6. Özgüven eksikliği olan,

  7. Özsevgi eksikliği yaşayan her birey bir koçla çalışmaktan büyük fayda sağlayabilirler.

 

Dünyada Koçluk

KOÇLUĞUN FAYDALARI

Koçluk insanları olabileceklerinin en iyisine dönüştürmeyi hedefler. Seansların sıklığı, süresi ve koçluk ilişkisinin sağlamlığı gibi faktörler, danışanın gelişimi ve dönüşümü açısından önemlidir.  Genel olarak bakıldığında bir koç ile çalışan danışanlar,

FARKINDALIK

  • Üretkenlik ve motivasyonlarında artış görürler.

 

  • Hayata bakış açılarında pozitiflik ve huzur bulurlar.

ANALİZ

  • Hayatta onları aşağı çeken engelleri tanırlar ve ortadan kaldırırlar. 

  • Hedeflerini ve amaçlarını daha net bir şekilde belirler ve yapmaları gerekenlerin farkında olurlar.

VİZYON

  • Kariyerlerinde, ilişkilerinde ve sosyal ilişkilerinde nükseden kalıpları ortaya çıkartır ve neden sonuç ilişkisi kurarak daha sağlıklı modeller seçerler.

GÜÇ

  • Güçlü, zayıf ve hassas yanlarını bularak; bunları hayat amaçları doğrultusunda efektif bir şekilde kullanmayı öğrenirler.

DÖNÜŞÜM

  • Kendi yaşamlarında anlam veremedikleri boşlukların içini doldurur ve daha güçlü, daha kendinden emin ve ne istediğini bilen bireyler olma yönünde dönüşüm yaşarlar.

KOÇUN ROLÜ

Koçlar her şeyden önce usta birer dinleyici ve profesyonel soru sorma uzmanlarıdır. Etik kurallar çerçevesinde gizliliği esas alarak danışanlarını dinler ve kendilerini tanıma yolunda onlara objektif bir göz olarak geri bildirim verirler.

 

Gerçek potansiyellerinin farkına varmaları için danışanlarını destekler ve zorluklara meydan okuması için teşvik eder. Bilimsel metot ve teknikleri kullanarak danışanlarına zorlukları aşmaları, etkili karar vermeleri, yeni fırsatlar yaratmaları ve istediklerini elde etmeleri için destek olur.

 

Bunun yanısıra danışanlarının bu teknikleri hayat boyu kullanmalarını ve geliştirmelerini sağlayacak eğitimi verir. Yeni bakış açıları ortaya çıkartır ve farklı düşünce kalıplarının oluşumuna katkı sağlar. Koçlar danışanlarını hayatın her türlü problemi karşısında sağlam duracak şekilde yüceltir ve yıkılmamaları için köklendirir.

DANIŞANIN ROLÜ

Koç-danışan ilişkisinin yarısı koçlar tarafından desteklenir. Bu ilişkinin diğer bir yarısı da danışanın sorumluluğundadır.

 

Danışanlar seansın gündemini belirler, seans sonrası verilen ödev ve istekleri yerine getirir, harekete geçer ve sürecin sorumluluğunu üzerine alır.

 

Herşeyden önce danışanın değişimi istemesi ve buna inanması çok önemlidir. Koçluğa kendi iradesi ve isteği başvurması seanslardan fayda alması ve dönüşüm sağlaması açısından son derece büyük bir önem taşır. 

KOÇUNUZU SEÇERKEN

Birlikte çalışacagınız koçun eğitimi ve yeterliliği hakkında önceden bilgi sahibi olmanız çok önemlidir. Koçluk, dünya genelinde tanınmış ve son yıllarda özellikle rağbet gören bir meslek olarak alınan eğitimin kalitesine ve süresine göre farklılık gösterebilir.

 

Bu bağlamda bir çok ülkede, farklı programlar altında eğitim veren sayısız kurum ve kuruluş vardır.

Bunlardan dünya çapında en önde geleni; mesleğe sektörel olarak yön veren, standartları belirleyen ve koçluk eğitimi veren kuruluşlara akreditasyon sağlayan Uluslararası Koçluk Federasyonu'dur (International Coaching Federation -ICF).

 

Birlikte çalışmayı düşündüğünüz koçun ICF ya da benzeri bir  bağımsız unvanlama organizasyonu tarafından kabul görmüş ve akredite olmuş olması son derece önemlidir.

Koçluk ile Psikolojik Danışmanlık Arasındaki İlişki

 

 

Koçluk ile psikoterapi arasında farklar olduğu gibi benzerlikler de vardır. Genel anlamda herhangi bir mental rahatsızlığı ya da iyileşmesi gereken bir hastalığı olmayan danışanlar koçlar ile çalışır. Koçluk seansında danışanın psikolojik destek alması gerektiği sonucu çıkabilir, bu koçluk seansı için son derece olumlu bir açılımdır. Koçlar bu durumlarda danışanlarını terapistlere yönlendirir. Bir danışan terapisti ve koçu ile aynı anda da çalışabilir. Aşağıda koçluk ile psikoterapi arasındaki farklardan en önde gelenleri yer almaktadır.

İki meslek arasında farklar olduğu gibi benzerlikler de vardır. Her iki meslek de danışanlarının hayatını bütün olarak ele alırlar, benzer teknik ve metodolojiler kullanırlar ve duygu yüklü konular üzerine odaklanırlar.

 

Koçlar, mesleğin etik kuralları çerçevesinde, danışanlarını aşağıdaki durumlar söz konusu olduğunda bir terapiste yönlendirmekle yükümlüdürler:

 

  1. Danışanın aktif bir mental rahatsızlığı var ise. (Depresyon, anksiyete, paranoya vs..)

  2. Danışanın madde bağımlılığı varsa.

  3. Danışan hayatını tehlike altına sokan herhangi bir durum ya da bir istismar ile karşı karşıya ise.

  4. Danışan intihara meyilli olduğunu belli edecek hareketler ve sözler kullanıyorsa.

  5. Koç karşılaştığı durumun kendini aştığına ya da eğitiminin bu durumla başa çıkabilmek için yeterli olmadığını düşünüyorsa.